• Çınaroğlu
  • Çınaroğlu
  • Çınaroğlu

2010-09 : Kasa Fazlalığında Doğabilecek Sorunlar

 

Makaleler, 2010-09 : Kasa Fazlalığında Doğabilecek Sorunlar

 Kasa neden işletme ihtiyaçların ötesinde borç bakiyesi verir? Bu sorunun duruma göre değişebilen cevapları vardır: “Belgesiz giderler”, “ortaklarca kullanım”,  “ücretlerin olduğundan düşük gösterilmesi”, “geçmiş yıl karları” gibi. 

Bu durum sıkıntı yaratacağından mükellefler “sahte belge” kullanımına yönelmektedir. Veya kasa hesabını “ortaklar” hesabına devir yapmaktadırlar. Bunların hiçbirisi çözüm olmadığı gibi özellikle sahte belge kullanımı daha fazla sıkıntı yaratmaktadır. Böyle bir durumun tespiti halinde 213 sayılı VUK. nun 30/4 üncü maddesi uyarınca re’ sen tarhiyata muhatap kalan mükellefler, aynı Kanun’ un 352 inci maddesi gereğince, iki kat uygulanacak birinci derecede usulsüzlük cezası ve 344 ve 359 uncu maddeler uyarınca üç kat uygulanacak vergi ziyaı cezasıyla muhatap olmaktadırlar. 

Hem yukarıda sayılan sonuçlar hem de  5520 sayılı KVK.’ nun 13 üncü maddesi ile 193 sayılı GVK.’ nun 41/5 inci maddelerinde yer alan düzenlemeler, işletmelerin kasa fazlalığı konusunda duyarlı olmasını gerektirmektedir. Bu makalemizde bu konuyu incelemeye çalışacağız. 

İlk olarak KVK. 13/1 üncü maddesinin, “Kurumlar ilişkili kişilere emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılır. Alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirilir.” Hükmüne amir olduğunu belirtelim. Aynı kanunun 11/c maddesinde ise kurumlar tarafından transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançların kanunen kabul edilmeyen gider olduğu ve kazancın tespitinde indirim konusu yapılamayacağı belirtilmektedir. 

GVK. 41/5 üncü maddesinde, “…teşebbüs sahibinin, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edilen bedel veya fiyatlar üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunması halinde, emsallere uygun bedel veya fiyatlar ile teşebbüs sahibince uygulanmış bedel veya fiyat arasındaki işletme aleyhine oluşan farklar işletmeden çekilmiş sayılır…” denmektedir.

 1 seri numaralı KVK. Genel Tebliği ile teşebbüs sahibinin şahsi servetinden verdiği borçlar ile ticari ve zirai kazançlar dışındaki şahsi kazançlarının ortağı olduğu işletmeye verilmesi bu kapsamda değerlendirilmeyecektir. Ama ticari veya zirai şahsi kazancı olan bir kişi ortağı olduğu müesseseye borç verirse bu durum transfer  fiyatlandırması olarak değerlendirilecektir. 

Bununla beraber, ilişkili taraf borçlanmalarının, dönem başı öz sermayenin üç katına kadarki kısmı için transfer fiyatlandırmasından  söz edileceğini, üç katın üzerindeki kısmın örtülü sermaye olacağını belirtelim. 

İşletmelerin nakit gereksinimleri; sektör, kapasite, özel durumlar gibi nedenlerle farklılık göstermektedir. Ancak 213 sayılı VUK.’ nun 3 ncü maddesi uyarınca, ihtiyaç ötesi kasa bakiyesi normal bir durum olarak değerlendirilemez. Bu durum Türk Ticaret Kanunu, özelgeler ve yargı kararlarında da aynı paralel sonuca gelmektedir. 

Böyle bir durumda, kasa fazlalığını adatlandırılıp, vergiye konu matrahı tespit etmemiz gerekecektir. Adatlandırmada, kasa bakiyesinin tamamı değil, ihtiyaç üzerindeki tutarı dikkate alınacaktır. Adatlandırmada genel olarak ortaklardan alacaklar hesabının kullanılmakta ve gün bazında, olağandan fazla olan kasa bakiyesi, faiz oranı ile çarpılarak sonuca ulaşılmaktadır. Buradaki faiz, ( net adat * faiz oranı) / 36500 formülü ile elde edilmektedir. Faiz oranı, kredi kullanan işletmelerde, kredi faizi, kullanmayanlarda ise Merkez Bankası’ nın kısa vadeli avanslara uyguladığı faiz oranı olacaktır.

  Kayseri, 22.04.2010.

 Saygılarımızla,          

Çınaroğlu YMM.