2010-04 : Yeni Çek Kanunu ve Getirdikleri

Makaleler, 2010-04 : Yeni Çek Kanunu ve Getirdikleri.
20.12.2009 tarih ve 27438 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürülüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu, 3167 ve 4814 sayılı Kanunları yürürlükten kaldırmıştır.
Söz konusu Kanun gerek “karşılıksız çek düzenlemek” gerekse “bildirim yükümlülükleri” açısından köklü düzenlemeler içermektedir.
Makalemizde bu iki durum ayrı başlıklar halinde ele alınmaktadır.
1. Karşılıksız çek düzenlemek ve hapis cezası:
3167 sayılı Kanun hükümleri kapsamında devam eden karşılıksız çek kovuşturma ve soruşturmalarında yeni düzenleme ile karşılıksız çeki düzenleyen iki yol ile hapis cezasından kurtulabilmektedir.
1.1. Alacaklı ile anlaşma yolu:
5941 sayılı Kanun’ un geçici 2. maddesine göre, şikayetçi ile belirledikleri miktarın, belirli vadelerde ödenmesi konusunda anlaşmaya varılması ve anlaşmanın bir nüshasının Cumhuriyet Başsavcılığı veya Mahkemeye verilmesi halinde, soruşturma veya kovuşturma, anlaşmada öngörülen süre kadar durur, hüküm var ise infaz ertelenir.
1.2. Taahhütname düzenlenmesi:
Karşılıksız çek düzenleyen tek taraflı bir taahhütname hazırlayarak borç tutarının, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüd Faizine İlişkin Kanun’ a göre hesaplanacak faiz ile birlikte en geç iki yıl içinde ödenmesini taahhüt eder ise ve taahhütname tarihinden itibaren bir yıl içerisinde toplam borcun en az 1/3’ ünü öder ise hapis uygulaması durdurulmaktadır.
Yukarıda açıklanan her iki yol da 01.04.2010 tarihine kadar yararlanılması halinde hüküm ifade edecektir. Anlaşma ya da taahhütnameye uyulmadığı alacaklının şikayeti üzerine tespit edilecektir. Bu durumda soruşturma, kovuşturma veya hüküm infazı yaptırımları devam edecektir.
Bilindiği üzere muhatap bankanın süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için ödeme yükümlülüğü vardır. Yeni uygulamada bankalar 2010 yılı için, çekin karşılıksız olması durumunda 600.- TL.’ nı ödemek yükümlülüğündedir. Gelecek yıllarda bu tutar, TÜİK. tarafından yayımlanan fiyat endekslerindeki yıllık değişmeler göz önünde tutularak Merkez Bankası tarafından her yıl Ocak ayında belirlenecek ve Resmi Gazete’ de yayımlanacaktır.
2. Bildirim yükümlülükleri:
5941 sayılı Kanun’ un getirdiği en önemli değişikliklerden birisi de kanunun amaçları kısmında da ele alınan kayıtdışı ekonominin denetim altına alınması önlemlerine katkıda bulunmaktır. Bu anlamda bankalara birtakım bildirim yükümlülükleri getirilmektedir. Bunlar:
2.1. Hamiline çeklerin bildirimi:
Kanunun 4 ncü maddesinin birinci fıkrası: “Hamiline çek hesabı sahiplerinin açık kimlikleri, adresleri, vergi kimlik numaraları, bu hesaplardan ödeme yapılan kişilere ait bu bilgiler ile bu kişilere yapılan ödemelerin tutarları ve üzerinde vergi kimlik numarası bulunmayan çeklere ilişkin bilgiler, ilgili bankalar tarafından, dönemler itibariyle, Gelir İdaresi Başkanlığı’ na elektronik ortamda bildirilir.” Kanun maddesinin amacı çok nettir. Bundan sonra hamiline çek düzenleyenler Maliye tarafından yakından takip edilebilecektir.
2.2. Şirket ortaklarına ait çek hesaplarının şirket çeki olarak bildirilmesi:
Kanunun 4/2 maddesi hükmü şöyledir: “Tacir tüzel kişi veya onun faaliyetleri ile ilişkilendirilmek kaydıyla, tüzel kişinin gerçek kişi ortakları, ortakların ilgili bulunduğu veya tüzel kişinin veya ortaklarının etkisi altında bulundurduğu gerçek kişiler ile tüzel kişinin yönetim organında görev alan veya temsilcisi sıfatını taşıyan gerçek kişiler adına açılmış olan çek hesapları tacir tüzel kişiye ait kabul edilir. Söz konusu ilişkinin varlığına yönelik emareler bulunması halinde, hesabın bulunduğu banka şubesi durumu Gelir İdaresi Başkanlığı’ na bildirir.” Burada amaçlanan şey ise tüzel kişiye ait işlere ait çeklerin, tüzel kişiyle ilgili kişilerin hesabından yürümesinin engellenmesidir.
2.3. Nama veya emre çek yaprağının hamiline yazılması:
Dördüncü maddenin üçüncü fıkrası şöyledir: “Bankalar, hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek düzenlendiğini tespit etmeleri halinde, mevcut delilleri ile birlikte durumu, tespit tarihinden itibaren en geç bir hafta içinde Cumhuriyet Başsavcılığı’ na ve Gelir İdaresi Başkanlığı’ na bildirmekle yükümlüdür.” Buraya kadar ele aldığımız bildirim yükümlülükleri arasında yaptırımı en ağır olan düzenleme budur. Bu fiilin cezası her bir çek için ayrı ayrı uygulanmak üzere bir yıla kadar hapistir.
Kısaca dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:
a. Şirketler ve işletmeler faaliyetleri dolayısı ile hamiline çek düzenleyemeyecek, bu kurala uyulmaması hapis cezası yaptırımı içeriyor.
b. Şirketin yönetici ve ortaklarının çek hesapları da şirkete ait kabul edilecektir. Bu durumda ilişkili kişilerin hesaplarında şirket işlerine yer vermemesi gerekiyor.
Kayseri, 14.01.2010.
Saygılarımızla,
Çınaroğlu YMM.




